Geleceğin planlaması yapılırken

Konumu itibariyle dünyanın önemli bölgesinde bulunan ülkemizin güçlü ekonomiye sahip olabilmesi için, güçlü bilim ve teknoloji "AR-GE" merkezlerine ve güçlü finans kuruluşlarına ihtiyacı vardır.

Şu an dünya pazarlarında bilim-teknoloji, finans ve yatırım savaşları yaşanmaktadır. Bu savaş uzayda da devam etmektedir.

Bilim ve teknolojideki gelişmeler hızlı bir şekilde devam ederken, gelişen teknolojiler beraberinde yeni meslek dallarını ve yeni iş dallarını da getirmektedir. Örneğin genetik teknolojisindeki gelişmeler beraberinde meslek dalı olarak genetik mühendisliği ile teknisyenliğini getirirken iş dalı olarak da bio-teknoloji, bio-enerji ve bio-tıp sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.

. Bilgi teknolojisindeki gelişmeler beraberinde bilgisayar mühendisliği ile teknisyenliğini getirirken iş dalları olarak yazılım ve web tasarımcılığı sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Uzay teknolojisindeki gelişmeler beraberinde meslek dalı olarak uzay ve uydu mühendisliği ile teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak uydu ve iletişim sektörlerinin, mobil iletişim sektörlerinin, navigasyon cihazları üretim sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Makine ve elektronik teknolojilerindeki gelişmeler meslek dalları olarak mekatronik mühendisliğini robot mühendisliğini, lazer mühendisliğini ve teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak endüstri ve tıp robot üretim tesislerinin ve lazer cihazları üretim tesislerinin, akıllı ve uzaktan kumanda edilebilen cihazların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Enerji teknolojilerindeki gelişmeler meslek dalları olarak ışık/ışın mühendisliğini, enerji mühendisliğini ve teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak, mikro-dalga ile iletişim cihazları üretim tesislerinin, güneş pilleri ve cihazları üretim tesislerinin, hidrojen enerjisi ve "Fuel-Cell" ile çalışan otomotiv üretim tesislerinin süper iletken üretim tesislerinin, süper hızlı tren ve süpersonik uçak üretim tesislerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Özetle, gelişen teknolojiler sürekli olarak hem meslek dallarını, hem de iş dallarını değiştirmektedir. Geleceğimizi planlarken bunlara dikkat etmemiz gerekmektedir.

ABD ve Japonya'dan sonra teknoloji yoğun üretimleri ile dikkat çeken Hindistan ve İsrail "gelecek planlamalarını" bu yönde yapmaya karar verdiler. Hindistan; güneybasında bulunan Bangolor bölgesinde beş silikon vadisi bulunmakta olup 2008 yılı hedefleri olarak bu bölgeden 60 milyar USD ihracat ve üç milyon kişiye iş istihdamı planlanmaktadır.

İsrail ise; genetic-tech. ürünleri ihracatı olarak dünya pazarının lideri olmayı, high-tech. ve nano-tech. ürünleri ihracatı olarak da dünya bilgi teknoloji pazarından ve nano teknoloji pazarından önemli pay almayı planlamaktadır. Dünya bilgi teknolojileri pazarı 1.1 trilyon USD, nano teknolojileri pazarının ise 1.0 trilyon USD civarında olduğu tahmin edilmektedir. Pazarın lideri ABD'dir. ABD'yi Japonya ve AB ülkeleri takip etmektedir.

Bilim ve teknoloji dallarındaki bu hızlı gelişmeleri dikkate alarak "ülkemizin gelecek planlamasını" yapmamız uygun olacaktır.

Konumu itibariyle dünyanın önemli bölgesinde bulunan ülkemizin güçlü ekonomiye sahip olabilmesi için, güçlü bilim ve teknoloji "AR-GE" merkezlerine ve güçlü finans kuruluşlarına ihtiyacı vardır.

Şu an dünya pazarlarında bilim-teknoloji, finans ve yatırım savaşları yaşanmaktadır. Bu savaş uzayda da devam etmektedir.

Bilim ve teknolojideki gelişmeler hızlı bir şekilde devam ederken, gelişen teknolojiler beraberinde yeni meslek dallarını ve yeni iş dallarını da getirmektedir. Örneğin genetik teknolojisindeki gelişmeler beraberinde meslek dalı olarak genetik mühendisliği ile teknisyenliğini getirirken iş dalı olarak da bio-teknoloji, bio-enerji ve bio-tıp sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Benzer örnekleri çoğaltabiliriz.

. Bilgi teknolojisindeki gelişmeler beraberinde bilgisayar mühendisliği ile teknisyenliğini getirirken iş dalları olarak yazılım ve web tasarımcılığı sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Uzay teknolojisindeki gelişmeler beraberinde meslek dalı olarak uzay ve uydu mühendisliği ile teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak uydu ve iletişim sektörlerinin, mobil iletişim sektörlerinin, navigasyon cihazları üretim sektörlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Makine ve elektronik teknolojilerindeki gelişmeler meslek dalları olarak mekatronik mühendisliğini robot mühendisliğini, lazer mühendisliğini ve teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak endüstri ve tıp robot üretim tesislerinin ve lazer cihazları üretim tesislerinin, akıllı ve uzaktan kumanda edilebilen cihazların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

. Enerji teknolojilerindeki gelişmeler meslek dalları olarak ışık/ışın mühendisliğini, enerji mühendisliğini ve teknisyenliklerini getirirken iş dalları olarak, mikro-dalga ile iletişim cihazları üretim tesislerinin, güneş pilleri ve cihazları üretim tesislerinin, hidrojen enerjisi ve "Fuel-Cell" ile çalışan otomotiv üretim tesislerinin süper iletken üretim tesislerinin, süper hızlı tren ve süpersonik uçak üretim tesislerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Özetle, gelişen teknolojiler sürekli olarak hem meslek dallarını, hem de iş dallarını değiştirmektedir. Geleceğimizi planlarken bunlara dikkat etmemiz gerekmektedir.

ABD ve Japonya'dan sonra teknoloji yoğun üretimleri ile dikkat çeken Hindistan ve İsrail "gelecek planlamalarını" bu yönde yapmaya karar verdiler. Hindistan; güneybasında bulunan Bangolor bölgesinde beş silikon vadisi bulunmakta olup 2008 yılı hedefleri olarak bu bölgeden 60 milyar USD ihracat ve üç milyon kişiye iş istihdamı planlanmaktadır.

İsrail ise; genetic-tech. ürünleri ihracatı olarak dünya pazarının lideri olmayı, high-tech. ve nano-tech. ürünleri ihracatı olarak da dünya bilgi teknoloji pazarından ve nano teknoloji pazarından önemli pay almayı planlamaktadır. Dünya bilgi teknolojileri pazarı 1.1 trilyon USD, nano teknolojileri pazarının ise 1.0 trilyon USD civarında olduğu tahmin edilmektedir. Pazarın lideri ABD'dir. ABD'yi Japonya ve AB ülkeleri takip etmektedir.

Bilim ve teknoloji dallarındaki bu hızlı gelişmeleri dikkate alarak "ülkemizin gelecek planlamasını" yapmamız uygun olacaktır.

Bu amaçla,

  • Bilim ve teknolojideki gelişmelerin değerlendirilmesi ve koordinesi için Bilim ve Teknoloji Bakanlığı'nın kurulması.
  • Bilim ve teknoloji "AR-GE" giderlerinin karşılanması amacıyla Bilim ve Teknoloji Fonu'nun kurulması.
  • Genetik-Tech., High-Tech., Nano-Tech. ve Space-Tech. teknoparklarının kurulması.
  • Teknoparklardaki projelerin sanayiye dönüştürülebilmesi ve teknokentlerin (silikon vadileri) kurulabilmesi için gerekli kredilerin temini amacıyla Türkiye Teknoloji Bankası'nın (Teknobank) kurulması.
  • Gelişen teknolojilerin beraberinde getirdiği yeni meslek dallarının eğitim sistemimize ilavesi ve eğitim sistemimizin okul öncesi dönemden başlamak üzere içinde bulunduğumuz bilgi çağına uygun olarak analitik düşünmenin öğretileceği ve yaratıcılığın geliştirileceği bir yapılanma ile modemizasyona gidilmesi.
  • Milli teknolojilerimizi üretmemiz amacıyla Projektürk proje yarışmalarının düzenlenmesi ve geleneksel hale getirilmesi.
  • Ekonominin tek elden yönetilmesi amacıyla Ekonomi ve Dış Ticaret Bakanlığı'nın kurulması.
  • Dünya pazarlarında aktif rol oynayabilmek için CETRA (China extern trade) KOTRA (Korea ektern trade), JETRA (Japan extern trade) benzeri Ekonomi ve Dış Ticaret Konseyinin kurulması ve yurtdışında "ekonomi elçilikleri" şeklinde yapılanılması.
  • Kamu bankalarımızın birleştirilerek uluslararası yatırım ve kredi amaçlı bir "ihtisas bankası" haline getirilmesi.
  • Sosyal güvenlik primlerinin (SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı) Merkez Bankası nezdinde açılacak Emeklilik Fonu ve Sağlık Fonu hesaplarında toplanması ve bu kaynakların teknoloji yoğun yatırımlar tarafından çıkarılacak "Eurobond"lardan alınarak değerlendirilmesi uygun olacaktır.